8. Gün’de gündem AK Parti ve CHP arasında yardım polemiği ve...

8. Gün'de gündem AK Parti ve CHP arasında yardım polemiği ve tweet savaşları oldu

8. Gün programında gündem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in iktidardan pandemi sürecinde hiçbir destek görmedikleri yönündeki açıklamasına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın verdiği yanıt, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’nün ürettikleri solunum cihazını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sunması, AK Parti ve CHP arasındaki tweet savaşları oldu.

16 Haziran 2020 - 16:38

TV 35 Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ arasındaki karşılıklı mesajların üslup, şeffaflık açısından doğru olduğunu söyledi.

Mithat Umutoğulları, “Tartışma olacaksa böyle olsun. Ki haklı bir gerekçe. Başkan diyor ki hükümet bu pandemi döneminde tek kuruş yardım etmedi. Hamza Dağ da hükümetin bunları bunları yaptığını söylüyor. İller Bankası payını yüzde 50 kesmişti geçen ay hükümet. Hükümetin pandemi döneminde yapmış olduğu, ülkenin de içinde bulunduğu ekonomik krizi düşünürsek kendince haklı bir gerekçe olabilir, o da sayın Tunç Soyer diyor ki, ‘Bize yardım etmediniz’. Dağ da diyor ki, etmedik ama birçok çalışanın kısa çalışma ödeneğini ödedik diyor. Bak ne kadar güzel, madde madde tane tane istatistiki olarak da önüne koyuyor. Biz hep böyle olsun istiyoruz tartışmaların. Bütün tartışmaların böyle açık, şeffaf olmasını istiyoruz” dedi.

Gerçek Haberci Genel Yayın Yönetmeni Adem Nakçı da, “Keşke siyasetin dili bugünkü gibi olsa. İki taraf da haklı” değerlendirmesini yaptı. Nakçı ardından AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar’ın akşam saatlerinde yaptığı açıklamaya değinerek, bu açıklamanın gereksiz olduğunu savundu. Adem Nakçı, “Hamza Dağ. Tunç Soyer bir açıklama yapmış cevap vermişsin zaten. Sabah bu açıklamalar olmuş, akşam bir milletvekili işte Yaşar Kırkpınar tak bir açıklama göndermiş. Bir cevap da Yaşar Kırkpınar’dan. Hadi ya, hadi ya! Günaydın demezler mi? Sabah olmuş olay. Bu selden kütük kapma. Genel başkan yardımcın zaten açıklama yapmış. Ben de yapayım da dostlar alışverişte görsün” diye konuştu.

PROGRAMIN SATIR BAŞLARI:

Mithat Umutoğulları: İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı merhum Ahmet Piriştina’nın 16’ıncı ölüm yıldönümüydü. Başta büyükşehir belediye başkanı olmak üzere herkes bir araya geldi. Çok muhteşem görüntüler vardı. Umarım bu kente ve ülkeye hizmet eden herkes için vefa duygusu olur. Kentimiz için güzel ve anlamlı bir dündü. Diğer taraftan iktidar partisi ile belediye başkanları arasında polemik devam ediyor. Sayın Tunç Soyer’in sabah bir açıklaması vardı. Hemen jet hızıyla AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’dan cevap geldi.

TARTIŞMA OLACAKSA BÖYLE OLSUN

Tartışma olacaksa böyle olsun. Ki haklı bir gerekçe. Başkan diyor ki hükümet bu pandemi döneminde tek kuruş yardım etmedi. Hamza Dağ da hükümetin bunları bunları yaptığını söylüyor. İller Bankası payını yüzde 50 kesmişti geçen ay hükümet. Hükümetin pandemi döneminde yapmış olduğu, ülkenin de içinde bulunduğu ekonomik krizi düşünürsek kendince haklı bir gerekçe olabilir, o da sayın Tunç Soyer diyor ki, ‘Bize yardım etmediniz’. Dağ da diyor ki, etmedik ama birçok çalışanın kısa çalışma ödeneğini ödedik diyor. Bak ne kadar güzel, madde madde tane tane istatistiki olarak da önüne koyuyor. Biz hep böyle olsun istiyoruz tartışmaların. Bütün tartışmaların böyle açık, şeffaf olmasını istiyoruz. Tunç başkan da kendince haklı. Dünya kadar iş yaptık, ama hükümetten bize destek gelmedi. Hükümet de diyor ki ben sana destek olmadım ama senin işçi maaşlarını ben ödedim diyor. Ödeyemediğin kurumsal vergisini 3 ay faizsiz öteledim diyor.

BÜTÜN BELEDİYELERİN İSYANI VAR

Adem Nakçı: Karşılıklı doneleri ortaya koymak on numara. Ama bütün belediyelerin isyanı var. Bütçenin yüzde 50’sini kesmişsin diye. Abdül Batur, Halil Arda, AK partili belediyeler de kesinti yapıldığını söyledi. Büyükşehir belediyesinin 25 binden çalışanı var. Hamza Dağ 321 kişiye kısa çalışma ödeneğinden maaş ödedik diyor. 25 binin üzerinde çalışanın olduğu bir kurum için 321 kişi devede kulak. Pandemi süreci duruma göre özel bir süreç. Karşılıklı eleştirirken anlayış çerçevesinde yapılmalı. Soyer’in bu dördüncü beşinci açıklaması.  Gönül isterdi ki daha iyi şeyler olsun. Ama güzel olan şey karşılıklı anlatabilmek süreci. Hoş olmayan şey sen de ilçelere vermiyorsun demek. Ödeşme mantığı var sanki.

Mithat Umutoğulları: O da şöyle söylüyor, pandemi herkesi etkiledi, hükümet sana yapmadıysa sen de ilçelere yapmadın. Bence diyalog, üslup, seviye güzel.

BU SELDEN KÜTÜK KAPMA

Adem Nakçı: Keşke yardım etseler de daha sonra bunu anlatabilseler. Taraftar mantığıyla sen öylesin, sen böylesin deyip kavga ediyoruz. Keşke siyasetin dili bugünkü gibi olsa. İki taraf da haklı. Biri bütçe kesildi yeterli yardım yapılmadı diyor. Öbürü de haklı, elinden geldiğince hükümetin de gelir kaynakları düştü, ithalat yok ihracat yok, yol köprü payı yok. Vergi alamadın şirketler kapandı. Sen de elindekinin en azını değerlendirdin. Böyle bir karşılıklı şey. Güzel olan haklılıklarını haklı bir şekilde anlatmaları. Senin genel başkan yardımcın var. AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı kim? Hamza Dağ. Tunç Soyer bir açıklama yapmış cevap vermişsin zaten. Sabah bu açıklamalar olmuş, akşam bir milletvekili işte Yaşar Kırkpınar tak bir açıklama göndermiş. Bir cevap da Yaşar Kırkpınar’dan. Hadi ya, hadi ya! Günaydın demezler mi? Sabah olmuş olay. Bu selden kütük kapma. Genel başkan yardımcın zaten açıklama yapmış. Ben de yapayım da dostlar alışverişte görsün. Ya arkadaş sen Kemalpaşa’da açılacak meslek yüksekokulu için belediye başkanı ile rektörün arasını bulurdun kente hizmet etmek istesen. Aksine ertesi gün poz verdin, biz çözeriz diye. Hamza Dağ açıklama yapmış. Neyin rol çalmasını yapıyorsun. İyi muhalefet yaptım, beni tekrar milletvekili yapın mı diyeceksin? Bence milletvekillerini de bir sınava tabi tutsunlar. Donanımı, eğitimi, kültürü, siyasi tecrübesi, konuşma tarzı. Böyle rol çalmak için, ben buradayım, dostlar alışverişte görsün diye. Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı. Sen Kemalpaşa’dan çıkamadın. Oradan çıkıp İzmir’in milletvekili olamadın. Tekrar ilçe başkanı ol,, belediye başkanlığı için çalışıyorsun zaten. Hangi milletvekili yapsaydı derdim. On saat sonra niye çıkış yapıyorsun oradan, ne gerek var? Neyin ihtiyacını görmüş?

SÜREKLİ TRİBÜNE OYNAYAN BELEDİYE BAŞKANI HAVASINDA

Mithat Umutoğulları?: Çiğli’ye geçelim. Kaza geçirmiş Utku Başkan. Öncesinde Ankara’da idi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na ürettikleri bir solunum cihazının tanıtımını yapmış. Gülüyoruz da aslında ağlanacak halimize gülüyoruz. Bir belediye başkanının sağlık alanına girmesi.. Diş muayenesi yaptıran gördük, diş poliklinikleri açan gördük de ilk defa solunum cihazı üreten bir belediye başkanı gördük. Belediye başkanının görevi bir kenti geliştirmek. İnsanın aklıyla alay ediyorlar. Türkiye salgında şimdiye kadar yakaladığı başarıyla bütün dünyada adından söz ettirmişken, bir de 3. Sınıf dünya ülkelerinin yerine koyarak biz bak solunum cihazı ürettik yav. Solunum cihazını insan kalbinin attığı ritme göre. Tamam hava üretiyor. Kompresör üret o da hava üretiyor. Onun da tazyiğini ayarla hava geliyor mu geliyor. Bu kadar kolay mı? Siperliğin hiçbir faydası yok dedi uzmanlar. En doğalı ağzını burnunu kapatan maske. Sürekli tribüne oynayan belediye başkanı havasında. Yarın bir gün de biri çıkıp sen solunum cihazı yaptın ben de çıktım ruhsat yok bir şey yok, ben de kalbi kendi kendine tamir eden bir şey yaptım ya da kalbi yenileyen bir alet yaptım ya  da. Bu cihaza kaç para yatmış? 700 lira. Bu kadar salak ülke var, 6-7 bin dolar verip cihazı alıyor.

BELEDİYENİN İŞİ DEĞİL!

Adem Nakçı: Devlet üretiyor zaten. Devlet destekli Arçelik, Beko ve Koç grubu kendi fabrikalarından kasasını üretti. Hepsi birini yüklendi. Makine ürettiler. 100 bin dolara yaptılarsa 25 bin dolara getirdiler. Belediyenin işi değil.

OTURUP BUNU CİDDİ CİDDİ ANLATIYOR

Mithat Umutoğulları: Adam bir de CHP’nin genel başkanına gidip oturup bunu ciddi ciddi anlatıyor ya. Dalga mı geçiyorsun sen ya. Sağlık sağlık. Yarın bir belediye başkanı eline penseyi kerpeteni alıp ben dişçiyim deyip dişini mi tamir edecek?

BENCE BELEDİYE BAŞKANININ GÖREVİ DEĞİL

Adem Nakçı: Bence belediye başkanının görevi değil. Maske, siperlik üretebilirsin. Maskematiklerde önceden bedavaydı. Cılkını çıkarınca belediye parayla verme yoluna gitti. Dezenfektan üretmesini de anlarım. Kolonya da üretirsin. Ama solunum cihazı. Çok başarılı da olabilir. Ama benim aklımı kesmiyor. Olmaması gereken bir şey. Senin alanın değil çünkü. İnşaat mühendisisin.

CİDDİYE ALINACAK BİR ŞEY DEĞİL YA

Mithat Umutoğulları?: Bir belediye başkanı düşünün solunum cihazı yapıyor. Aynı kişinin çalışanlarına karşı sorumluluğu var. Kusura bakma sen çöpünü toplamıyorsan, hizmet etmiyorsan, çalışanının parasını ödeyemiyorsan benim karşıma çıkıp da ben solunum cihazı ürettim, bunu da 700 liraya ürettim diyerek benim aklımla oynama. Koskoca genel başkan da oturmuş adam dinliyor ciddiye alıyor. Ciddiye alınacak bir şey değil ya. Yarın Kılıçdaroğlu çıkıp da bunu televizyonlarda anlatsa komedi, şaka. Sağlık sektöründe milyonlarca dolar ödeyip bu konuda araştırma yapanların emeğine yazık değil mi? Bizim meslek gibi aynı. Sen dünya kadar yatırım yapıp televizyon kuruyorsun öbürü internetten yayın yapıyor. Sonra çıkıp ben televizyonum diyor. Televizyon diye kendini nitelendirmenin bir raconu var. Adam facebook’tan yayın yapıyor, ben televizyonum diyor.

Adem Nakçı: O solunum cihazı ise öbürleri ne? Nasreddin Hoca hikayesi gibi.

Mithat Umutoğulları: Amerika’da orda burda bir sürü insan öldü solunum cihazı bulunamadığı için. Oradaki belediye başkanlarının kafası Çiğli Belediye çalışanları kadar çalışmadı mı? Herkes işini yapacak.

KILIÇDAROĞLU’NA GÖTÜRMENİN ANLAMI YOK

Adem Nakçı: Yorum yapanlara bakıyorum. Herkes diline dolamış durumda. Üzüldüm doğrusu. Belki çok iyi iş yapmıştır ama kimseye anlatamamıştır. Genel başkana gidene kadar, bu iş doğruysa on numara yaptınsa, pandemi hastaneleri var, koyarsın üst üste biz bunu yaptık, sayın doktorlar bunu test edin. Biz hastane olarak sana para verelim seri üretime geç alalım senden derdi. Kılıçdaroğlu’na götürmenin anlamı yok.

Mithat Umutoğulları: Önüne gelen tahlil cihazı, solunum cihazı ürettim. Son bir konumuz var. AK Parti ve CHP arasında yine bir tweet kavgası var. İl başkan yardımcılarının attığı eski tweetleri çıkarmışlar yine.

BU BİR SÜREK AVINA DÖNÜŞTÜ

Adem Nakçı: Bu bir sürek avına dönüştü. Serdar Öztürk’ün bir köşe yazısı vardı. Selahattin Demirtaş’ın eşine edilen ahlaksızca, adice, alçakça küfürler vardı. Adamı bıraktılar. Kriteri olacak abi. Sosyal medyada yazalım, sahte isimle yazalım kurtulalım. Ya da silelim. Ne demiş Fulya Hanım, Aygül başkan. Bakma ihtiyacı bile hissetmedim. Ne demiş? Küfür mü etmiş?

Mithat Umutoğulları: Evet küfür etmiş. Mesela ‘Recep Tayyip Erdoğan, eli kanlı bir hükümet var zaten. Dağa çıkmalarına gerek yok zaten. Onların da siz hallediyorsunuz zaten.’

Adem Nakçı: Ağırmış. Sıkışan Yahudi eski defterleri açıyor.

EN SON HALİL ARDA İLE FİNAL YAPTILAR

Mithat Umutoğulları: AK Parti kurmayları bu işten vazgeçtiler. En son Halil Arda ile final yaptılar. Şimdi bu sefer kadın kolları başlamış.

YENİ Mİ AKLINA GELMİŞ

Adem Nakçı: Yeni dönemde milletvekili kontenjanları değişecek kardeşim. Dilek Yıldız Büyükdağ. Yeni mi aklına gelmiş. Dilek hanım iki seneye yakındır büyükşehir belediyesi meclis üyesi. Bir gün kalkıp belediyeyi eleştirmiş mi? Büyükşehir belediyesi ile ilgili bir önerge vermiş mi, soru sormuş mu?

Mithat Umutoğulları: Kendi bulunduğu ilçede yapmış mıdır?

Adem Nakçı: Yok. Bayraklı’da da yoktu. Bayraklı’da yapsa sert tartışma olurdu. Bu işe iki kişi koşturuyor. Biri Eyüp Kadir İnan. Gençlik Kolları Başkanı. Çok ön plana çıkınca demek ki birileri kulağını çekti. Dilek Yıldız Büyükdağ da birşeyler yapma ihtiyacı duydu.

KÜFÜRLERİ KENDİ SAYFALARINDA PAYLAŞMALARI DOĞRU DEĞİL

Mithat Umutoğulları: Aykut Dikencik, ‘Resmi görevi olup da CHP Genel Başkanına küfür eden bir tane adam yok. CHP’de ise tonla küfür eden adam var’ demiş. Bu konuda doğru söylüyor. Sen de küfür etmişsen, 17 yaşındaki kız mesela, çık özür dilese konuyu kapatsa emin ol Cumhurbaşkanı da affederdi. Dön bu tarafa CHP’de Fulya Hanım, Aygül başkan ya da diğer arkadaşlar böyle bir şey yaptıysanız, kaldırın arkadaş ya kaldırın, niye orada kalıyor? AK Partililerin Cumhurbaşkanına yapılan küfürleri alıp kendi sayfalarında paylaşmaları da doğru değil. Doğru değil.

Adem Nakçı: Haksızlar. Hakaret bazlı tveet atmak büyük saygısızlıktır, terbiyesizliktir. İki sebebi var, birincisi CHP’liler AK Partiller gibi didik didik etmediler.

Mithat Umutoğulları: Etmezler mi? CHP’liler yıllar ca Bekir Bozdağ başta olmak üzere arşivden çıkarıp çıkarıp pişirmediler mi? En son FETÖ ile işbirliği yaptınız deyip propaganda yapmadılar mı en son seçimde. Genel başkan yardımcıları da milletvekilleri de yaptı.

Adem Nakçı: Dila Koyurga ne iş yapar? Gençlik kollarından gelmiş meclis üyesi. Aygül başkan ilçe başkanlığı yapmış. İlçe başkanı ile bakanı bir tutuyorsun ama.

Mithat Umutoğulları: Dila kardeşimiz meclis üyesi olmasaydı kim konuşacaktı bunu?

Adem Nakçı: Emre Cemil Ayvalı o gün o gafı yapmasaydı FETÖ’yü öven bu mesajlar çıkmazdı.

Mithat Umutoğulları: FETÖ tartışmaları Ayvalı’dan sonra mı çıktı?

Adem Nakçı: Karşılıklı birbirini didik didik edersen çıkar.

Mithat Umutoğulları: CHP hakkında kitap yaptığı için bu kadar kurcaladılar dedi Hamza Dağ.

Adem Nakçı: Yav Ayvalı gafın Allah’ını yapmış. Hamza Dağ seviyeyi dibine indirmiş. Bir sürü kitap yazan var, onlarınki niye çıkmıyor?

Mithat Umutoğulları: Fethullah Gülen o dönem iktidara yakınmış adam övmüş. Suç değil ki bu kardeşim. Öbürü gibi bilmem ne Cumhurbaşkanı mı demiş? Gülen’e iltifat etmek, ona latife etmek o dönem suç değil kardeşim. Gülen’e iltifat etmek ile Cumhurbaşkanına hakaret etmeyi aynı kefeye koyarsan kusura bakma derim abi.

Adem Nakçı: Öyle bir hale getirdin ki sanki ben burada CHP’yi savunuyormuşum gibi. Didik didik edersen herkesin çıkar. Bütün yeşil logolular küfür ediyor ya. Onu beğenip paylaşan üstüne az bile diyenlerin hepsi de yeşil logolu.

Mithat Umutoğulları: Sanki Selahattin Demirtaş’ın eşine küfür eden AK Partili.

Adem Nakçı: AK Partili imiş. Yeğeniymiş.

ADALET BAKANI ÇIKIP BUNU LANETLEMEDİ Mİ?

Mithat Umutoğulları: Adalet Bakanı çıkıp bunu lanetlemedi mi? CHP’nin sadece Fethullah Gülen üzerine Cumhurbaşkanı, milletvekilleri hakkında yazdığı sözleri çıkaracağım önümüzdeki hafta. Sen Cumhurbaşkanına küfür edeceksin! Sil. Silmiyorsan yaptığının arkasında duruyorsun. Bu yanlış. On sene sonraki şeyi getirip önüne koymak da yanlış. Ben de diyorum ki sil. Bu küfürlerle FETÖ paylaşımını getirip aynı kefeye koyma.

Adem Nakçı: Emre Cemil Ayvalı bu kadar zıplamasaydı hedefe girmezdi. Geçmişini araştıralım dediler. O çocukların da geçmişini araştırdılar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç kuruşluk kalibresi olduğunu herkes biliyor
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç...
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı Konak Belediyesi
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı...