8.Gün’de gündem Serdar Aksoy ve CHP kurultayı

8.Gün'de gündem Serdar Aksoy ve CHP kurultayı

8. Gün programının gündem maddeleri 9 ayrı terör örgütü ile ilgili olduğu gerekçesiyle hakkında şikayet olan ve soruşturma başlatılan Menemen Belediye Başkanı, yaklaşan CHP kurultayı oldu. TV 35 Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, hakkında 9 ayrı terör örgütü ile ilgili soruşturma başlatılan CHP’li Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un durumuna tepki gösterdi. Umutoğulları, kurultayda üç ismin isminin duyulabileceğini belirtti.

30 Haziran 2020 - 18:19 - Güncelleme: 30 Haziran 2020 - 18:24

Mithat Umutoğulları, Aksoy’un partisinin ilçe kongresinde tabanı coşturmak için kullandığı sol ideolojinin temsilcilerinin isimlerini kullanmasının suç olmadığını kaydederek, “Solcu bir belediye başkanı. Buca kongresinde mesela çıkan Deniz, Yusuf, Mahir diyordu. Şu şikayeti yapan kişinin AK Parti’nin altına dinamit koyduğunu düşünüyorum. AK Parti geldiği günden beri azınlıkların haklarını savundu. Alevi ve Kürtler ile ilgili çalışmalar yaptı. Kürtçe kaset dinlemek yasaktı konserler verdi, TV Şeş’i kurdu. Şıvan Perver’i getirdi. O mantığa bakarsak o zaman sayın Cumhurbaşkanının da terör örgütü üyeliğinden aranmış, siyasi yasaklı olan bir adamı getirip konser verdirdi. Bu mantıkla gidersek bu yanlış” yorumunu yaptı.

Nakçı: Sürekli’nin emeğine yazık değil mi?

Gerçek Haberci Genel Yayın Yönetmeni Adem Nakçı da, durumu eleştirerek, “Kerem Ali Sürekli kaç gündür ilçe ilçe geziyor. Gece on bir, on iki de tveet atıyor. Yazık değil mi? Senin burada partililerin, gitmezken Kiraz’a, Bergama’ya, Kınık’a defalarca gitti. Toplu iğneyle kazıyor. Yazık değil mi bu adamın emeğine” dedi.

Umutoğulları: Üç ismi kurultayda duyabiliriz

“CHP’de yaklaşan kurultay ile ilgili üç ismin öne çıktığı bilgisinin kendisine geldiğini anlatan Mithat Umutoğulları, “Aldığım tüyo, kurultayla ilgili, Deniz Yücel, Tuncay Özkan, Tunç Soyer, bir anlaşma üzerinde uzlaştıkları kulağıma gelen sağlam bir bilgi bu. Kongrede de kurultayda da göreceğiz. Bu üç isim, Tuncay Özkan, İzmir’in yarı patronu diyebiliriz zaten, kongredeki aldığı sonuçla. Rıfat Nalbantoğlu Soyer’in olmazsa olmazı. Deniz Yücel’in de üzerinde ısrarla durduğu Ednan Arslan. Bununla ilgili de Abdül Batur’un da bir ısrarının - Ednan Arslan konusunda- olduğu. Bu üç ismin ilk üçte olacağı ifade ediliyor. Fakat gelinen üç olmazsa olmaz denilen Abdül Batur, Tuncay Özkan ve Tunç Soyer’i birleştiren ilk üç isim bu. Benim aldığım istihbarat bu” diye konuştu.

PROGRAMIN SATIR BAŞLARI:

M.U: Dilimiz döndüğünce yorumlamaya çalışıyoruz bu işleri ama bizim yorumlamamız bu kadar çirkin, kirli siyaseti nasıl önleyeceğimizi de bilmiyorum. Gücümüz yettiğince konuşmaya devam edeceğiz. AK Parti ilçe başkanının (bir önceki başkanın sanırım) şikayeti üzerine CHP Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy hakkında 9 ayrı terör örgütü hakkında soruşturma açıldı.

A.N: Siyaset o kadar kirlenecek ki iki tane CHP belediye başkanı hakkında çete, terör suçlaması gelecek dedik. Daha lafımızın dumanı tüterken Menemen Belediye Başkanı hakkında bir olay gündeme geldi. Traji-komik olay şikayet eden seçimde rakibi. Seçimi kaybeden, içişleri hukuk müşavirliğine atanan biri. Ankara’da görevli ama Ankara’da değil, sürekli burada. İlçe başkanından daha aktif bir muhalefet sergiliyor sosyal medya hesabında. Onun şikayetiyle 9 ayrı örgütten yargılanıyor. Mahirler, Denizler ifadesi yüzünden örgüt propagandası yapmakla suçlanıyor. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya’nın örgütü yok, ya da parçalara ayrılmış. Hepsini birleştirmişler.

M.U: Belediye başkanı konuşuyor, salon yıkılıyor. Deniz, Mahir diyor. AK Parti kongrelerinde de tabanın sevdiği isimler söylenir. AK Parti Kemalpaşa kongresinde mesela dönemin belediye başkanı bir sürü isim  söylemişti. Ki bu isimlerin çoğu dönemin iktidarları, padişahları tarafından sevilmeyen, cezalandırılan, ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlardı. Solcu bir belediye başkanı. Buca kongresinde mesela çıkan Deniz, Yusuf, Mahir diyordu. Şu şikayeti yapan kişinin AK Parti’nin altına dinamit koyduğunu düşünüyorum. AK Parti geldiği günden beri azınlıkların haklarını savundu. Alevi ve Kürtler ile ilgili çalışmalar yaptı. Kürtçe kaset dinlemek yasaktı konserler verdi, TV Şeş’i kurdu. Şıvan Perver’i getirdi. O mantığa bakarsak o zaman sayın Cumhurbaşkanının da terör örgütü üyeliğinden aranmış, siyasi yasaklı olan bir adamı getirip konser verdirdi. Bu mantıkla gidersek bu yanlış. AK Parti Türkiye’de iktidara nasıl geldi? Solculara, Kürtlere, Alevilere, demokratlara, Romanlara ihtiyacın yok. Kiminle iktidar olacaksın? Bunu yapan kişi AK Parti’nin altına dinamit yok. AK Parti’nin özgürlükler adına yaptığı müthiş güzel işler var. Kendini yenileyememiş, kendi fikrini, beynini yenilememiş bir adamı getiriyorsunuz, o kafayla partide yöneticilik yaptırıyorsunuz.

Erdal Kalkan kimdi? Deniz Gezmiş’in yakın arkadaşı değil miydi? Niye milletvekili yaptı o zaman AK Parti bu adamı. Menderes bu ülkede Başbakanlık yaptı. Her yerde iktidar partisinin Adnan Menderes ekolünü savunmuyor mu? Peki arkadaş biz bunu söylerken, vatan haini ilan edilmiş bir adamı mı övüyor sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar. Recep Tayyip Erdoğan ilk ceza aldığında, Ahmet Kaya konserinde, ‘inşallah bu ülkede türkü ve şiir söyleyenlerin yargılanmadığı bir cumhuriyette buluşmak üzere’ diyor. Ki o dönem en büyük desteği solcular verdi. AK Parti’nin İzmir’de söyleyecek birşeyi yok. Serdar Aksoy’u eleştirebilirsin, kötü belediye başkanı diyebilirsin. Bunları konuşmayacaksın, ilçe başkanı olarak bir yıl geçmiş, icraatları vardır yanlışları vardır eksikleri vardır. Bir tane basın açıklamaması yapmamışsın. Gidiyorsun adamı şikayet ediyorsun.

A.N: Neden bırakıp kaçtın, işlerini bahane ederek o zaman. Girme arkadaş. Taraf olmayacaksan kaçmayacaksın. O zaman ne işin var diye sorarım ben sana.

M.U: Zaman zaman eleştirilerim yüzünden bu Mithat CHP’li diyorlar. AK Parti'yi çok savunduğum olmuştur. Gelen yorumlara bak, kardeşim biz vicdanımızla konuşuyoruz. AK Partili imiş, CHP’li imiş, HDP’li imiş, MHP’li imiş bize ne! Benim de gidip oyumu kullandığım bir parti var. Ama CHP de yanlış yapıyorsa.

A.N: Sen siyasetten kaçmışsan, seçim çalışmalarında meydanlarda konuşmamışsın, her şeyi teslim etmişsin, alabileceğin seçimi kaybetmişsin, 9 bin fark yemişsin, ki CHP o dönem o kadar karışık iken. Bu kadar karışıklığın içinde önce kaybedeceksin,. Sonra oylarımız çalındı diyecek ama şikayet etmeyeceksin, sonra işim var deyip kaçacaksın. Bu ne demektir biliyor musun? Bu ağır darbe yedikten sonra eziklik duyarsın, intikam almak istersin.

M.U: Gaziemir’de yorum yaptıktan sonra birçok AK Partili bana tepki gösterdi. Arkadaş sen iktidar partisinin, dünyada örneği yok, alıyorsun getiriyorsun partiyi belediyenin önünde eylem yapıyorsun. Bu da acizliğini yargının arkasına saklanarak şey yapıyor.

A.N: Sokakta çalışan bir Fatma Çalkaya var iken, sağlık çalışanlarına yaptıkları açıklamada destek veriyor. Ertesi gün DEÜ Başhekimi yanına AK Parti ilçe başkanı, MHP İlçe başkanını yanına alıp belediye önünde protesto ediyor. E hani? Sağlığı da siyasallaştırdılar. Buradaki adamı ne yapacaksın? Menemen  için herkes kayıp diyordu CHP için. Tahir Şahin sağda solda konuştu. Öbürü devreye girdi. Adam dövüşe dövüşe kazandı. 9 bin fark yemişsin. Sen daha neyin hesabını yapıyorsun?

M.U: Kongrede bir belediye başkanı kendi tabanını coşturmak için çıktı konuştu. AK Parti’ye bunlar ciddi zarar veriyor. Serdar Aksoy’u seviyorum ama AK Parti’ye oy veriyorum. AK Parti Aziz Kocaoğlu’na dokunduğu sürece İzmirli daha fazla oy verdi CHP’ye. AK Parti’nin çok beyefendi bir il başkanı var. Bu partinin genel başkanını ve Cumhurbaşkanını çok iyi tanımaları lazım bir kere. Tayyip Erdoğan rahmetli Piriştina öldükten sonra, CHP’de üç aday var, AK Parti’de tek aday var. Aydın Şengül il başkanı. Şengül arıyor, biz girersek başkanlığı alırız diyor. Cumhurbaşkanı bir dakika dur diyor, İzmir halkı CHP’li bir başkanı seçti diyor ve demokratik bir tavır gösteriyor. Şimdi böyle bir liderin, cumhurbaşkanının siyasi partisinin ilçe başkanlığını yapmış birinin gidip de Ali Cengiz oyunuyla belediye başkanlığı hesabı yapıyor. Kusura bakma. Burası da İzmir, sana da bunu kimse yedirmez.

A.N: Kerem Ali Sürekli bu kadar çırpınıyor. Hamza Dağ ve Atilla Kaya, Tunç Soyer’i hedef aldılar. Gazete çıkarıldı, AK Parti’ye mal oldu. Foça, Menemen, ‘Gaziemir belediye başkanları hakkında şimdi de. Çık de ki, Gaziemir Belediye Başkanı göçmendir, göçmenler haricinde kimseye hizmet etmiyor, de. Amenna. Menemen Belediye Başkanı Ulukent’e bakmıyor de. Uyduramıyorsun.

M.U: Terör örgütü üyesi dediğin adam, üç tane park açtı. Birine Fırat Çakıroğlu, birine Deniz Gezmiş, birine Musa Anter isimlerini verdi. İnsanda biraz utanma olur utanma. İnsan biraz utanır.

A.N: Asarlıklılar için Musa Anter önemli, onun adını verdi. Öbür tarafta Deniz Gezmiş adını verdi. Diğer tarafta Fırat Çakıroğlu adını verdi. Birlik beraberlik örneği vermezsen, ayrıştırmaya kalkarsan sen kaybedersin. Bu İzmir’de 72 millet var. Ortak payda, burada İzmirlilik bilinci var. Sen bu bütünlüğü sağlamak için çalışan birine Şu şucudur, bu bucudur dersen burada kazanma şansın yok zaten. Birilerinin bu isimlerin kulağını çekmesi gerekiyor. Geçen Karşıyaka’daki mevzu. İsmail Çiftçioğlu sana ne CHP’nin iç işinden. Git de ki Karşıyaka Belediyesi burada iş yapmamış de. Herkes yazar. Ama sen kalkıp adamın iç kavgasına, yatak odasına, kaşının üzerinde gözün var dersen.

M.U: İzmir’de AK parti bu mantıkla giderse AK Parti kalmaz.

A.N: Kerem Ali Sürekli kaç gündür ilçe ilçe geziyor. Gece on bir, on iki de tveet atıyor. Yazık değil mi? Senin burada partililerin, gitmezken Kiraz’a, Bergama’ya, Kınık’a defalarca gitti. Toplu iğneyle kazıyor. Yazık değil mi bu adamın emeğine.

M.U: Teşkilatçılık başka bir şey. Aydın Şengül ilk seçildiğinde müthiş kalabalıkla karşılandı. Ama sonra onun dar kadrocu anlayışıyla davrandığı için, büyükşehir belediye başkan adayı olmak istedi, sonra rest çekti vesaire. Şengül görevden ayrıldığında dağılmış, teşkilatları darma dağın olmuş bir AK Parti ile karşılaştık biz. Sonra Kerem Ali Sürekli geldi. Sürekli, garip ama enteresan işler yapıyor. Önce anlayamadık. Partinin kurucularını ziyaret etti ilk önce. Küstürülmüş, partiden uzaklaşmış, kendisini kıymetsiz, değersiz görmüş isimleri davet etmeye çalıştı. Daha bunlar, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan parti kurmamış ha. Bu adamın buraya geliş nedeni, alternatif isimler giderse, Sürekli gidip onların gönlünü alır, diğer partilere gitmesini önler. Pandemi sürecinde il başkanları içinde en başarılı işler yapmış isim. Şimdi teşkilatları dolaşıyor, kongreler yaklaşırken.

A.N: Bergama’yı, Aliağa’yı cezalandırıyorsunuz diyor Cumhur İttifakı adına konuşuyor.

M.U: Sürekli KARŞIYAKA ilçe başkanı iken alınan sonuçlara bak. Başkan şunu biliyordu, Karşıyaka’da AK Parti’nin varlığının olması, seçim sonuçlarından ziyade, yapacağı çalışmalar önemliydi. Dolayısıyla AK parti teşkilatları, o dönem müthiş bir enerji içindeydi. AK parti genel merkezi bunu zaten gördü. Ömer Cihat Akay da aday olmasına rağmen Karşıyaka’da siyasi sonucu yakalayan ilçe başkanını alıp milletvekili yaptılar. Yaptığın çalışma ve çizdiğin vizyon önemli. Karşıyaka’dan alacağı on bin fazladan oya ihtiyacı yok ki zaten AK Parti’nin. Kazanabileceği bir yer değil.

A.N: Adam Karşıyaka’dan gitmiş, insanlar hala keşke burada kalsaydı diyor. Bir yerden siyasette böyle bir nankörlük var. Kerem Ali Sürekli’ye yazık. Abi kardeş ilişkim var. Sürekli’nin de bu adamlara müdahale etmesi gerektiğini düşünüyorum. Her yer çalışıyor. Menemen oradan bir zıpt çıktılık yapacak. Deniz Yücel’in zincirleme tveet atıp benim adım Deniz Gezmiş’den geldiğini söylediğini gördün mü? Bu suça ben de ortağım diyor Menemen Belediye Başkanı suçlamasından sonra.

M.U: Solcuların ideolojik olarak kendilerine rol model aldığı kişiler vardı. Sağcıların da dincilerin de ülkücülerin de rol modelleri var. Bir ülkücü kendi davasında yargılanmış, müebbet hapis almış, ölmüş isimden bahsettiğinde terör propagandası mı yapmış oluyor. Bir örgüt üyesi ismini versen tamam.

A.N: Serdar Aksoy, Deniz Yücel ve Mahir Polat üçü de farklı ekolden. Ama şimdi birlik ve beraberlik içerisinde.

M.U: Hasan Karabağ, Deniz Gezmiş heykeli yapmadı mı? O da terör suçlusu o zaman. Cumhurbaşkanı kaç kez Nazım Hikmet’in şiirini okudu. O mantığa bakarsan o da suç işliyor o zaman.

A.N: Bu bakış açısı ülkede birlik beraberlik getirmez.

M.U: Dönelim yaklaşan CHP kongresine. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer il yönetim ive ilçe başkanlarıyla görüşecek.

A.N: Gündem istihdam da kadro fazlalığı.

M.U: Gelen de işe adam alıyor ama kusura bakma.

A.N: Büyükşehir o zaman bunları bir havuzda toplamak istiyor. Girmek isteyen de masa başında çalışmak istiyor.

M.U: Buharkent’e gittim, organize sanayi bölgesi açıyor. Oraya alınacak işçi sayısı 5 bin. 350 milyon dolar yıllık ihracatı var. Diğer illerden ve ilçelerden de işçi alacağım. 12 bin 500 kişilik nüfusu olan bir yerden bahsediyorum. Kongreye giderken sayın Tunç Soyer.

A.N: Bence istihdamı konuşacaklar. Birçok belediye kadro fazlasından söz ediyorsa, herkesi uzmanlık alanına göre dağıtacak ve belediye arası geçişleri sağlayacaksın. Becayiş sistemini açacaksın. Sonra elindeki açığa göre eleman alacaksın. Yoksa oradaki kongreyi buradaki kongreyi almak için işe adam alacaksın. Pandemi sürecinde zaten ödenekler yarı yarıya düşmüşken, herkes projesini altı ay beş ay askıya almışken, niye fazla istihdam konuşuyorsun ki. Buca’da 150 kişi almışsan, dağıtacaksın.

Yeni Tüzüğe göre on tane kurultay delegesi bir ismi aday gösterebiliyor. Bir ismi aday gösteren ikinci ismi aday gösteremiyor. Bin 200 kurultay delegesi varsa, 120 aday gösterilebilecek yani. Ben sana imzayı vermişsem, oradan başkan kimseye veremem. İzmir’in 57 delegesi var, doğal delegeleri saymazsak, 64’e tekabül ediyor. Genel başkan inisiyatifiyle aday gösterilecekler de olacak. İsimler zikrediliyor. Devrim Barış Çelik, Mehmet Ali Çalkaya var. Ama daha isimler konuşulmadı. Kongre ertelensin diye dava açıldı. Baykal döneminden kalan eski adamlar. Y-CHP var daha solcular, Aleviler, Kürtler gelmiş diyorlar. Buna Y-CHP diyorlar, saldırıyorlar. Genel başkanlarına muhalefetin yapmadığı suçlamayı, sert eleştirileri yapıyorlar. 40 yıldır konuşmayan Önder Sav bile çıktı, konuştu. Kongreyle ilgili yorum yaptı. Gelmiş seksen doksanına dur bir ya. Git torun sev derler ya. Deniz Baykal’a en yakın olan Savcı Sayan idi. PM üyesi oldu. AK Parti getirdi onu aday olarak koydu İzmir’den. Sonra gitti Ağrı Belediye başkanı oldu. Ağrı’da aday olsaydı AK Parti’den.

M.U: Aldığım tüyo, kurultayla ilgili, Deniz Yücel, Tuncay Özkan, Tunç Soyer, bir anlaşma üzerinde uzlaştıkları kulağıma gelen sağlam bir bilgi bu. Kongrede de kurultayda da göreceğiz. Bu üç isim, Tuncay Özkan, İzmir’in yarı patronu diyebiliriz zaten, kongredeki aldığı sonuçla. Rıfat Nalbantoğlu Soyer’in olmazsa olmazı. Deniz Yücel’in de üzerinde ısrarla durduğu Ednan Arslan. Bununla ilgili de Abdül Batur’un da bir ısrarının - Ednan Arslan konusunda- olduğu. Bu üç ismin ilk üçte olacağı  ifade ediliyor. Kadının adı yok. Yapılan konuşmalar pazarlıklar sonunda birkaç kadın isminin olduğu. Fakat gelinen üç olmazsa olmaz denilen Abdül Batur, Tuncay Özkan ve Tunç Soyer’i birleştiren ilk üç isim bu. Benim aldığım istihbarat bu. Onun dışında Zeynep Altıok’un da ismi geçiyor, Tunç Soyer onu da istiyor ama ne kadar. Israrcı değil ama. Tunç başkanın Rıfat Nalbantoğlu üzerinde bir ısrarı var. Eğer Devrim Barış Çelik ismi Murat Bakan, Tacettin Bayır, daha birçok isim sayabilirim sana, bunlar artık kendi kişisel yetenek ve meziyetleriyle giderse gider. Ama bu kongre çatısı altında çıkan fotoğrafta bu isimler var.

Rıfat Nalbantoğlu ve Gürsel Tekin. Sadece bir İzmir’in çok bilinen bir pastanesinde bir kahve içmiş. Tuncay Özkan yok içlerinde. Sadece bir kahve içtiklerini, o da Gürsel Tekin İzmir’e gelmiş, Nalbantoğlu gelirsen bir kahve içelim demiş. Bunun üzerine bir kahve içilmiş. Hikaye bu. Siyasetin S’sini konuşmadık. Tabi ki genel siyaset konuşuluyor. Söyleneni söylüyorum, İzmir’de kongre, kurultay hakkında konuşulmamış. Sadece Tunç Başkan, belediyeler konuşulmuş ama kesinlikle kurultaya yönelik ne Tekin’in destek talebi, ne de Nalbantoğlu’nun bir talebi olmamış. Sadece ve sadece bir kahve muhabbeti olmuş. Birinci ağızdan konuştuğum için biliyorum.

A.N: Ne Tuncay Özkanmış. Valla takdir ediyorum.

M.U: Çok yakın gördüm seni. Koruma içgüdüsüyle. Özkan ve yakın belediye başkanlarına yakın şeyin var. Orkun Kalonyalı aday olacak mı? Abilerini gönderir o. 4 belediye başkanına seçim kazandırmış birini PM’ye gönderecek mi birini?

A.N: Tuncay Özkan gider. Çarşamba günü büyükşehirde kıyamet kopabilir. İZFAŞ’a yeni birini atayacaklar gibi görünüyor.

M.U: Birol Soylu, Grand Plaza’ya müdürlük yapmış biri. Niye kıyamet kopsun ki? Sosyal medyada Birol Soylu hakkında yazanların büyük bölümünün karın ağrısı var. Aynı masada yiyenler, şirketten iş isteyenler vesaire. İzmir’in 20 yılını biliyorum. Soylu’yu birebir yakından takip eden biriyim. Soylu ile konuşmuyorum biliyorsun. Birol Soylu bir kere çok iyi bir genel müdürdü. Bu kentte güzel mekanlar kazandırmış bir adam. Adam bu işin piri abi turizm konusunda. İZFAŞ Grand Plaza’da görev alırsa gerçekten güzel işler yapar. Sen şu an büyükşehiri bırak herhangi bir belediyede çöpçü olarak başlasan elli tane adam senin hakkında laf söylerler.

A.N: Aziz Kocaoğlu yapısı var, kenara da çekilse.

M.U: Kocaoğlu yapısı mı kaldı ya! Kocaoğlu ben aday değilim dediğinde bir tane adam etrafında kalmadı ya! Bana söyledi ya, etrafımda bir tane adam kalmadı ya. Genel sekreteri kim getirdi? Kocaoğlu. Buğra Gökçek şu an bütün şirketlere kendine yakın isimleri yerleştiriyor. Tunç Soyer buna izin verir mi? Zaman içinde bunu göreceğiz. Şu an erken, ben filmin sonuna bakarım.

A.N: Birol Soylu’yu savunmuyor ya da kötülemiyorum.

M.U: Aziz’in etrafında nemalananlar vardı. En az 20 tane adam vardı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç kuruşluk kalibresi olduğunu herkes biliyor
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç...
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı Konak Belediyesi
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı...