8. Günde gündem Ayvalı krizi ve Kemal Karataş oldu: Boyundan...

8. Günde gündem Ayvalı krizi ve Kemal Karataş oldu: Boyundan büyük cümle etti

Gazeteciler Mithat Umutoğulları ve Adem Nakçı, 8.Gün programında gündemleri Emre Cemil Ayvalı’nın sarf ettiği sözler sonrası yeniden alevlenen FETÖ ve FETÖ’nün siyasi ayak tartışmaları, CHP İzmir İl eski Başkanı Kemal Karataş’ın kendileri hakkında kullandığı sözlere yanıtı, İzmir Valisi Erol Ayyıldız’ın Eskişehir’e atanması oldu.

13 Haziran 2020 - 15:38

Katıldığı bir  televizyon kanalında Kemalist vesayet ile mücadele etmek için FETÖ ile birlikte hareket edip ardından iki tarafı birbirine kırdırma stratejisi kullandıklarını ifade eden AK Partili genç siyasetçi Emre Cemil Ayvalı’nın istifasının sadece bir ara olduğunu savunan TV 35 Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, Ayvalı’nın istifasını sadece bir ara olarak değerlendirdi.

Umutoğulları, “Bence çok genç ve çok başarılı, önü açık bir siyasetçi. AK Parti içinde önemli işlere imza attı. Çıktığı televizyon programlarında hem AK Parti misyonunu hem de geçmiş süreç ve gelecek süreçle ilgili yapacaklarını en iyi anlatan isimlerden biriydi. Fakat FETÖ ile ilgili yapmış olduğu bir yorumdan kaynaklı istifa etmek zorunda kaldı. Ama bence bu kayıp değil bir ara onu da söyleyeyim. Bence öyle. Zaman her şeyin ilacı. Hep beraber göreceğiz” dedi.  

Gerçek Haberci Genel Yayın Yönetmeni Adem Nakçı ise, “Biz Kemalist vesayeti, Atatürkçü düşünceyi  yıkmak için cemaatle birlikte olduk, birbirine kırdırdık, sonra da cemaate döndük diyor. Bile bile lades değil mi bu?” diye sordu.

PROGRAMIN SATIR BAŞLARI:

İNSAN ONURUNU HAYSİYETİNİ AYAKLAR ALTINA ALAN İFADELER

Mithat Umutoğulları: Bir ismin kendi partisinin belediye başkanına, il başkanına, şu anda görevde olan yönetim kademelerine ağır kelimeler kullanmış, eleştirmiş. Biz de bunun üzerine bunun çok doğur bir şey olmadığını, bu kadar uzun yıllar siyaset yapmış birinin bu tür yorumlarda bulunmasında başka şeyler olabileceğini ifade ettik. Gazetecilik etiğine de uygun bir şeydi. İki gün sonra sayın Kemal Karataş ben ve Adem Nakçı hakkında bir yazı yazmış. Bizim Tunç Soyer savunuculuğu yaptığımızı ifade etmiş. ‘…  sözde gazeteci şapşallar’ gibi insan onurunu haysiyetini ayaklar altına alan ifadelerle bizleri eleştirmiş. Bu kadar uzun yıllar siyaset yapmış, İzmir’de iktidar partisinin il başkanlığını da yapmış bir insanın kullanacağı cümleler değil. biz orada ne hakaret ettik, ne onur haysiyetini incittik, tamamen siyasi eleştirilerdi. Dolayısıyla bizi iki satırlık sözde gazeteci ve şapşallar diye tanımlaması.. Bunlarla hiç işimiz yok bizim.  Tabi ki bunlara cevap verdik. Buradan da cevap vermek gerekir diye düşünüyorum. Yaklaşık 20 yıldır bu sektördeyim ve bir kurumun da sahibiyim. Bir kişinin benimle ilgili, biz hepimiz birbirimizin ne olduğunu biliriz. Kimin satılık, kimin paragöz, kimin ya da para pulla ilgili kendi haysiyet ve onurunu ayaklar altına alabileceğini üç aşağı beş yukarı biz biliriz. Sayın Karataş’ın etrafında bu anlamda çok sayıda insan var zaten. Herhalde onları karşılaştırdı bizi. Hiç kimse bizimle ilgili şahsımızla ilgili böyle bir ifade kullanamaz. Dolayısıyla ben bizimle ilgili söylediği tüm sözleri kendisine iade ediyorum burada.

AKIL VE RUH SAĞLIĞI AÇISINDAN BENCE SAĞLAM DEĞİL BENCE

Adem Nakçı: Akıl ve ruh sağlığı açısından bence sağlam değil bence. Herkese saldırıyor, sadece bize değil bu kentin seçilmiş belediye başkanına, milletvekillerine, kentin başka belediye başkanlarına, ağzına sakız etmiş. Televizyona çıkma delisi olmuş, gidip gelip bir tane muhalif hükümete yakın bir kanala çıkıp partisine sövmeyi adet etmiş. Zaten dedim ya disiplin suçlarını içeren 68’inci maddenin tüm fıkralarını. Bence bir akıl ve ruh sağlığı doktoruna görünmesi kanaatindeyim. Parti tahammül edemedi, attı ya.

Mithat Umutoğulları: Kendisi aylardır hakaret etmediği adam kalmadı. Kendisini on dakika eleştirdik diye, ne haysiyetsizliğimizi bırakmış ne şerefimizi bırakmış. Peki bu insanlar ona ne diyecek? Adam sabah oturuyor, akşam kalkıyor, öğlen oturuyor Tunç Soyer.

SİYASET BU DEĞİL

Adem Nakçı: Siyaset bu değil. Artık siyasi bir figür de değilsin. Selçuk Ayhan’dan sonra Kemal Karataş gelmedi mi? Selçuk Ayhan’ı Bayraklı’ya getirmediler mi? Ya da Alaattin Yüksel’e hala akıl danışılmıyor mu? Ekrem Bulgun yok mu? Ekrem abi diyorlar. Beni niye çağırmıyorlar diye bir düşün. Çünkü sen artık normal ahlak kurallarının dışında davranıyorsun, normal psikolojik ruh sağlığı açısından farklı davranıyorsun. Kimse sana danışmak istemiyor. Çünkü birkaç kelime konuşup üçüncüsünde küfredeceksin. Bu memlekette bir akıllı sen misin? Herkesi yalaka olarak adlandırıyor. Eleştirsin kimse bir şey demiyor.

Mithat Umutoğulları: Partinin ilgili kurulları var. Çık orada partiyi yerden yere vur.

Adem Nakçı: Kapıdan kovulduğu yere pencereden girmeye çalışıyor. Benimle derdini biliyor. 2009 yılında yine küfürlü konuşmuştu. Allah bu ya, elimize belge düştü. Biz de verdik belgeleri. YSK adaylığını düşürdü. O kadar koltuk merakı var ki. Partinin binasını gasp etti ya. Konak ilçe binasının üzerine Kemal Karataş aday diye yazdı.

TUNÇ SOYER’İ SAVUNMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL!

Mithat Umutoğulları: Tunç Soyer’i savunmak bizim işimiz değil, Tunç Soyer’in buna ihtiyacı da yok. Biz gördüğümüzü eleştiriyoruz. Soyer’i defalarca bu stüdyoda eleştirmedik mi? Kemal Karataş, Soyer için, sen geldin konuk evi vardı, oraya geçtin diyor.  Konak belediye başkan adayı olduğunda, konak ilçe başkanlığı tabelasına Kemal Karataş Seçim Bürosu yazdıracaksın, bir şey yok, etik ama Tunç Soyer, İBB başkanı yasanın verdiği hakkı kullanıp belediyeye ait bir lojmanda oturacak, bu etik değil, öyle mi? Önce kendinize bakın. Biz bunları yazdıktan sonra eski partililer öyle şeyler söylediler ki, ben çok şaşırdım. Hayatımda duymadığım şeyleri söylediler bana. Yedi dönem gelmişsin ama bir tane adam yok arkanda. Bir tane seven adam olmaz mı seni ya. Ona gaz veren gazeteciler var.

Adem Nakçı: Kimsenin oyuncağı olmasın. Urla’da seni delege yazmadılar.

Mithat Umutoğulları: Rıfat Nalbantoğlu 31 belediyenin 30’unu kazanmış. Bir gece önce Deniz Baykal, il başkanlığı için aday olacakken, çekil dediği için çekiliyor. Bak bu adam haksızlığa uğramış. Üzerinden 11 sene geçmiş. 11 sene boyunca Nalbantoğlu ağzını açmış mı=

Adem Nakçı: Son kongrede liste yazıldığı söylendi. Bir tane kelime konuştu mu?

KARATAŞ ÖNCE BUNU ÖĞRENECEK

Mithat Umutoğulları: Partinin meselelerini parti içinde konuşuruz diyor. Yetmiş yaşına gelmiş Karataş önce bunu öğrenecek. Herkesin çoluğu çocuğu var. Ben çıkıp yardırayım. Peki çoluğu çocuğu ne diyecek= biz seni eleştirdik diye kim bizi satın almış? Kim bizi satın almış? Biri bana desin ki. Benim gazeteciliğimi eleştir. Ama orada kullandığı satılık kelimesi.

Adem Nakçı: Sen kendi partinden kapısını çalacağın adam var mı? 20 maddenin 15 maddesini ihlal eden adam var mı? Değmez bu kadar konuşmaya.

Adem Nakçı: Allah’ın tufanından siyaset olmaz. Dilaver Kişili de bir açıklama yapmış. Hatta şiir döşemiş. AK Parti Grup Başkanvekili, il başkanı, tanıtım ve medya başkanı, parti teşkilatı eleştirmiş. Karabağlar ve Gaziemir’i sel götürdü diye. Bir saatlik bir yağmur oldu ama aşırı oldu. Beş koldan ekipler çalışıyordu, yağmur öncesi yapılan uyarılar nedeniyle. Buradan siyaset yanlış.

Mithat Umutoğulları: Bu arabanın üzerinde iken canlı yayında yayınlarsan, her olay olduğunda pişirip pişirip önüne koyacaklar.

Adem Nakçı: Kerem Ali Sürekli’nin bu ara bayağı hızlı olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı konuştuğunda ekipler halinde yaylım ateşi başlıyor. Tanıtım ve medya birimi tveetleri bile gönderiyor, görülmemiş olabilir diye. Haberi kaçırmayın, bak haber burada diye pazarlama tekniği var tanıtım medyanın.

Mithat Umutoğulları: AK Parti il başkanı daha kurumsal CHP’ye göre. Bir tane Sait var. AK Parti’de daha kurumsal.

Adem Nakçı: Sait hem özel kalemi, hem medyayı götürüyor. Bir koltuğunda dört beş görev var. AK Parti’de tanıtım ve medyada bir isim var, basın biriminde iki çalışan var, başkanın iki tane danışmanı var. Deniz başkan bir toplantıda ise ulaşamıyorsunuz ama Kerem Ali Sürekli’nin telefonuna mutlaka ulaşıyorsunuz. Toplantı biter bitmez başkan anında da dönüyor. CHP’ye göre daha hızlı.

Mithat Umutoğulları: AK Parti’de CHP gibi çık aday ol yok.

Adem Nakçı: Bornova atanmış mesela. Çok fazla Karslı, Ağrılı vardır Bornova’da ama yönetim listesinde bir tane Ağrılı yok.

Mithat Umutoğulları: Buca’da bir sıkıntı var. Sanırım bu hafta onaylanacak.

Adem Nakçı: Mevlana, Doğanlar, Çamkule listelerde doğu kökenli bir iki arkadaş var ama Kars ve Ağrılılar yok sayıldı diyorlar.

Mithat Umutoğulları: Bir önceki ilçe başkanı Karslı idi.

Adem Nakçı: Gaziemir’de ilginç bir şey oldu. Adnan Yüksel de vardı masada, il başkan yardımcısı Deniz Başkan vardı, masada konsensüs oluşturuldu. Serdar Munçay’ın altında ciddi bir yönetim oluşturdular. Gaziemir başardı.

GELMİŞ GEÇMİŞ ÖNEMLİ VALİLERDEN BİRİSİ

Mithat Umutoğulları: Vali Erol Ayyıldız Eskişehir’e gidiyor. Uzun süre kalan valilerdendi. Sayın vali ile çok sohbet ettiğimiz iyi bir valiydi. Gelmiş geçmiş önemli valilerden birisi. Telefonlarına sürekli bakan, kapısı sonuna kadar sürekli açık olan biriydi. Sayın valiyi dört kez ziyarete gittim. Ne zaman gitsem sayın valinin kapısı ardına kadar açık. Vatandaşlar bekliyor, randevusuz, içeri girip konuşuyor. Sonra içeri girdim, oturdum, vatandaş geliyor görüşüyordu. Televizyonlara gazetelere çıkmayı sevmez. İhtiyacı olan bir vatandaş vardı, işini halletti, burada devlet var, dedi, ilgili vatandaşı aldılar evden tedavisi yapıldı. Haber bile yaptırmadı. İktidarla ve muhalefetle dengelerini iyi kurdu. Sayın Cumhurbaşkanını da çok seven valilerden biriydi. Üzüldüm. Umarım yeni valimiz de bu keyifte İzmir’e hizmet eder. Temennim bu.

ÖNÜ AÇIK BİR SİYASETÇİ

Gelelim Emre Cemil Ayvalı’ya. Bence çok genç ve çok başarılı, önü açık bir siyasetçi. AK Parti içinde önemli işlere imza attı. Çıktığı televizyon programlarında hem AK Parti misyonunu hem de geçmiş süreç ve gelecek süreçle ilgili yapacaklarını en iyi anlatan isimlerden biriydi. Fakat FETÖ ile ilgili yapmış olduğu bir yorumdan kaynaklı istifa etmek zorunda kaldı. Ama bence bu kayıp değil bir ara onu da söyleyeyim. Bence öyle. Zaman her şeyin ilacı. Hep beraber göreceğiz. Tekrar yeniden, FETÖ tartışması yeniden başladı. İki üç ay önce Burak Oğuz tutuklandığında da söylemiştim; ‘Bu FETÖ tartışması kimseye bir şey kazandırmıyor. Bir kavga var, bir mücadele var. Bu mücadelede CHP yanlış strateji götürüyor. Hükümeti FETÖ ile işbirliği yaptığı ve bundan kaynaklı işte memleketin bir bedel yaşadığı’.  Burada FETÖ 11- 17 yaşında değil ki. Adam orduya girmiş, general olmuş. 25 sene önce gelmiş. Ya da müsteşar olmuş, kaç yıl önce gelmiş. Çok eski şeylerin uzantısı. Bunun üzerinden mücadele edilmezse bir eleştiri olması gerekir diye, bunu savunmuştum, bunu ifade etmiştim. Özgür Özel çok enteresan, madenden şey almış gibi, tekrar aldı FETÖ tartışmasını başlattı.

Adem Nakçı: CHP bunu kullanmakta çok başarılı oldu. Görüntüler takır takır akıyor. Sosyal medyada yardırıyor.

AYVALI ASLINDA ÇOK DOĞRU BİR ŞEY SÖYLÜYOR

Mithat Umutoğulları: Ayvalı aslında çok doğru bir şey söylüyor. Diyor ki, ‘Biz geldiğimizde bunlar zaten hükümeti sarmıştı. Biz müsteşar atayamıyoruz, gelmiş bir müdürü yerinden kıpırdatamıyorsun.’ Neden? Çünkü geldiğimizde zaten bunların hepsinin diyor, cemaat zaten bu koltukları kapatmış.

Adem Nakçı: İyi de komik bir savunma. Biz Kemalist vesayeti, Atatürkçü düşünceyi  yıkmak için cemaatle  birlikte olduk, birbirine kırdırdık, sonra da cemaate döndük diyor. Bile bile lades değil mi bu? Adamı biliyorsun, terör faaliyeti var, adam darbeye hazırlık yapmış, bu kadar kadro oluşturmuş.

Mithat Umutoğulları: Nereden bilecek? 20 sene önceden nereden bilecek. DSP geldiğinde Ecevit FETÖ’ye teslim olmadı mı? Cemil Ayvalı 32 yaşında. Genç bir adamın söylediği şeyi, getirip, kanun maddesini getirip,  AK Parti’nin üzerinden, oo doğru söyledi, bak işte itiraftır demek.

Adem Nakçı: Bu konuda Mahir Ünal’a uyarılar yapılmış, genç ve deneyimsiz diye. İzmir kökenli Emre Cemil Ayvalı. Milletvekili adayıydı. Arkasında Mahir Ünal vardı. Fazla heyecanlı ve agresif tavırları var diye uyarı yapıldı. Bir agresiflik var.  Sinir ve panik bir araya gelince hata yapmak kaçınılmaz oluyor.

O BİLE HATA YAPIYOR

Mithat Umutoğulları: Eğer panik, yanlış konuşuyor. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar canlı yayınlarda konuşurken kaç bin tane gaf yaptı. Koskoca Cumhurbaşkanı, 20 yıldır bu partiyi tek başına ayakta tutan adam, Türkiye siyasi tarihinin önemli mihenk taşlarından bir tanesi. O bile konuşurken dünya kadar hata yapıyor. Şimdi bunu yapan Cumhurbaşkanı bu tür gafları yaparken sıkıntı yok, ama 30 yaşındaki.

DEVLET SIRRI MIYDI?

Emre Cemil Ayvalı’nın söylediği devlet sırrı mıydı? Bunu aldılar Ayvalı’nın konuşmasını aldılar, her yerde dolaştırıyorlar şimdi. Sanki madenden altın bulmuş gibi. O zaman Burak Oğuz da CHP’nin belediye başkanı. FETÖ’den alındı, adam tutuklandı, görevden alındı. Vay AK Parti bu işten maden buldu. Böyle küçük sonuçlarla. Emre Cemil Ayvalı’nın şu söylediği sözü getirip, neredeyse CHP bunun üzerinden seçim kazanacak diyeceksin ya!

BASİT BİR GAF İSE NİYE İSTİFA ETTİ?

Adem Nakçı: Basit bir gaf ise niye istifa etti? Daha bugün 65 muvazzaf adam tutuklandı. FETÖ PDY yapılanması. Sen kalkıyorsun içeride binlerce adam var, devlette görevden alındı. Devlet içinde devlet. Cumhurbaşkanı bunlara sonsuz savaş açmış. 15 Temmuz darbesi var bunun üzerine. Sen kalkıp televizyonda diyorsun ki, tanıtım ve medya başkan yardımcısı, adam diyor ki iki tane vesayet vardı. Bir tarafta darbeci FETÖ vardı bir tarafta Kemalist vesayet vardı, biz yol almak için birbirine kırdırdık diyor.

Mithat Umutoğulları: 80 öncesi solcular meydana çıkıp orduyu sivilleştirelim demiyor muydunuz? CHP FETÖ ile işbirliği yapıyor demiyor muydu yandaş medya.

Mithat Umutoğulları: Bu ülkede adam namaz kıldığı için ordudan atılan yok muydu? YAŞ kararları diye. Ya da eşi türbanlı diye atılan?

Adem Nakçı: FETÖ’cülerle işimiz bitinceye kadar kullandık diyor. Bu nedir Mithat? Su testisi su yolunda kırıldı.

SEN SADECE FİLMİN BİR BÖLÜMÜNÜ ALIYORSUN

Mithat Umutoğulları: Sen sadece filmin bir bölümünü alıyorsun. Arkadaş burada en son Türkçe olimpiyatları İzmir’de oldu değil mi?. Büyükşehir belediye başkanı orada konuştu mu? Konuştu. Sayın Cumhurbaşkanının Fethullah Gülen ile ilgili söylediği bir sürü güzel söz var mı? Var. Bakanlık, milletvekillik düzeyinde bir sürü AK Parti’de siyaset yapan bunlarla ilgili iyi şeyler söylemedi mi? Şimdi sen benim arkadaşımsın. Biz seninle çok güzel işler yapıyoruz. Oturuyoruz, gündemi değerlendiriyoruz. Sonra sen çıkıyorsun, dışarı gidiyorsun, başlıyorsun suç işlemeye. Hırsızlık yapıyorsun, namussuzluk yapıyorsun, adam soyuyorsun, adam öldürüyorsun, millete şantaj yapıyorsun, her şeyi yapıyorsun. Sonra insanlar beni senle yargılamaya başlıyorlar. Adem senin arkadaşındı. E arkadaş Adem benim yanımdayken namuslu adamdı. Ama adam gitti sonra namussuzluk yapıyorsa suç benim mi? Ya suç benim mi, soruyorum sana. Benim değil abicim. Ben ne zaman ki, hükümet bu adamların arıza yaptığını fark ettiği andan itibaren savaş açmadı mı? Açtı.

O çocuk AK Parti kurulduğunda 14 yaşındaymış ya. 14 yaşındaki adamı sen ne anlatıyorsun bana. Sanki bu partinin kurucusu, geldi, 20-30 yıldır da içinde. Adama yürüyorsun da, yanlış yerden yürüyorsun. 30 yaşındaki bir adam. Ne demiş ya?

Adem Nakçı: Emre Cemil Ayvalı’ya görev veren Mahir Ünal.

Mithat Umutoğulları: Bence Mahir Ünal doğru yapmış. Mahir Ünal, gelecek vaat eden bir genci görmüş, yetki vermiş.  Bu gaf da yapacak yanlış da yapacak. Yapsın.

Adem Nakçı: Niye istifa etti? Arkasında dursalardı. Dili sürçtü, gençtir. Hatadır, gençtir. Niye istifa ettirildi?

Mithat Umutoğulları: Çünkü AK Parti’deki hiyerarşi o. Biri yanlış yapınca o koltuktan gidiyor. Ama ben de diyorum ki bu bir ara. Bu bir ara Ayvalı için. Senin gibiler Emre Cemil Ayvalı dün gece konuştu,  AK Parti 8 puan birden kaybetti, diyorsun sen.

Adem Nakçı: Tribüne oynuyorsun sen. Ben gördüğümü yorumlamakla mükellefim. Adam açık açık söylüyor abi.

Mithat Umutoğulları: : 15 Temmuz patlama noktası.  Bu olayı Bülent Arınç, Binali Yıldırım, Mahir Ünal, ağır toplar anlatsa derim ki, süreci onlar yaşadı, anlattı bitti. Emre Cemil Ayvalı, o zaman 15 yaşındaymış ya. AK Parti iktidara geldiğinde bir taraftan Kemalistler bir taraftan bunlar vardı diyor. Adam AK Parti’nin iktidar olduğu dönemi anlatıyor.

AK PARTİ ADINA KONUŞUYOR

Adem Nakçı: O adamın unvanı Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı. AK Parti adına konuşuyor. Konferanslar veriyor. Bu adamın resmi bir unvanı var. Parti adına konuşmuş oluyor. Adam resmi unvanla orada. Partisi adına konuşuyor. Adamın resmi unvanı var. Partisi adına konuşuyor. Kahvedeki Ali Efendi değil. Orada oturan adam AK Parti Tanıtım Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı. Bu kadar. Bu unvanla oturmuş ve partisi adına konuşuyor.

BOYUNDAN BÜYÜK CÜMLE ETTİ

Mithat Umutoğulları: Emre Cemil Ayvalı haddini aşmıştır,  bu da başına iş açmıştır diyebilirsin. Ama adamın dediği tarihte adam 14 yaşında. AK Parti yönetiminde yok, siyasetle alakası yok. Emre Cemil Ayvalı boyundan büyük cümle etti, o da elinde patladı. Türkçesi bu. Bu adam kurumsal isimle konuştu, yanlış cümle kurdu, bedelini ödedi, istifa etti. Bu kadar basit. Biri hata yaptığında istifa et kardeşim derler, ama adam istifa eder, niye istifa etti olur. Avrupa’da olsa çoktan istifa etmişti, bilmem ne. Sen haksızlık ediyorsun orada.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç kuruşluk kalibresi olduğunu herkes biliyor
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç...
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı Konak Belediyesi
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı...