Haber Aktif’te gündem: Corona ve Soylu

Haber Aktif'te gündem: Corona ve Soylu

TV35’te yayınlanan Haber Aktif programında Corona pandemisinin Türkiye üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri masaya yatırıldı.

14 Nisan 2020 - 13:55 - Güncelleme: 14 Nisan 2020 - 13:56

Programa katılan TV 35 Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, Gerçek Haberci Genel Yayın Yönetmeni Adem Nakçı ve CHP Konak İlçe eski Başkanı Şakir Başak, hükümetin pandemi sürecini yönetirken yaptığı hataları ve olumlu uygulamaları ele aldı.

Pandemi sürecinin en çok esnaf ve çalışan kesimi ekonomik olarak olumsuz etkilediğini belirten konuklar, hükümetin daha etkili tedbirler alması gerektiği noktasında buluştu. Konukların üzerinde birleştiği bir diğer nokta da büyükşehir ve ilçe belediyelerinin yerelde ihtiyaç sahibi vatandaşlara daha rahat ulaşabileceği yönünde oldu.

Konuklardan Şakir Başak, Tunç Soyer Gönülleri adını veren bazı kişilerin bu ifadelerin yazılı olduğu gömlekler giyerek büyükşehir yardımlarını dağıtmasını eleştiren AK Partili yetkilileri eleştirdi.

Başak: Art niyet yok, ama doğru olmamıştır

Başak, durumun sadece bir iki noktada lokal olarak yaşandığını, Başkan Soyer’in bu durumdan haberdar olmadığını belirterek, “Üç beş tane arkadaşın bu yeleği giymemesi gerektiğini hepimiz söylüyoruz. Bunun bana zararı var mı? Tamam yanlış ama vatandaşa zararı var mı? Yapanları biliyorum, tahmin ediyorum. Bir grup vardı, Soyer’i çok seviyorlardı. İktidarın bunu kullanmasını anlayabiliyorum. Bunun zararı kime oldu, ben bunu soruyorum. Bir hata yapıldı. Bir tek lokal noktada oldu. Art niyet yok. Ama doğru olmamıştır. O yelekler giyilmemeliydi. Bu keşmekeşliğin Cuma günü olacağını öngörseydiler Cumhurbaşkanı ve bakan bu kararın altına imza atmazdı. Öngörüsü olmayabilir. Bir Cumhurbaşkanının öngörüsü yoksa, adam o yeleği almış giymiş kendince, bu hatayı Tunç Soyer’e  bağlamak doğru değil” dedi.

Umutoğulları: Soyer gecesini gündüzüne katıyor ama…

Mithat Umutoğulları da, “Tunç Soyer gecesini gündüzüne katıyor ama işte bir tanesi gömleği giyiyor, kimse Soyer’in çalışmasını konuşmuyor. Herkes o yeleği konuşuyor. Belediyeler kurumsallaşacak. Attığı adıma dikkat edecek, hassas olacak. Soyer’in tek başına oturup bunu kontrol etmesi mümkün değil ama bundan sonra oluşabilecek bu tip sıkıntıların önüne geçmesi gerekiyor” diye konuştu.

AÇIKLAMANIN SATIR BAŞLARI:

KEŞKE ÖNCEDEN AÇIKLANSAYDI

Mithat Umutoğulları: Açık olan marketlere de ceza yazılacakmış. Keşke bugün olduğu gibi önceden açıklansaydı. O gece hepimize gelen video ve fotoğraflar hoş bir tablo değildi. Salgınla alınan tedbirler gerçekten başarılıydı. Sağlık çalışanlarının verdiği insan üstü mücadele vaka ve ölüm açısından Avrupa’dan ve diğer ülkelerden daha iyiydi. Soylu’nun istifası uygulamanın ne kadar toplum üzerinde hasar bıraktığını gösteriyor. Aslında Soylu dirençli bir isim ama o bile bu baskılara dayanamayıp istifa edebiliyorsa baskının ne kadar büyük olduğunu gösterir bu durum. İçişleri Bakanlığı’nın açıklaması vardı, böyle bir kalabalığın oluşmasını beklemiyordum.

SOYER'İN TEK BAŞINA KARAR ALMA ŞANSI YOK

Şakir Başak: Olayın püf noktasını kaçırmamak lazım. Soyer’in tek başına karar alma şansı yok zaten. Bu karar sayın Erdoğan’ın kararı. Oluşan olaylar ve olumsuzlukların sonunda Soylu böyle bir istifayı ortaya attı. Bu istifanın kabul edilmeyeceği herkesin malumu idi. Çünkü bu kararın müsebbibi kararı veren şahıs yani sayın Cumhurbaşkanı. İçişleri Bakanı da hiçbir bakan da tek başına böyle bir kararı alamaz. AKP iktidarının 17 yıldır siyaset yapma ritüeli var. Soylu tek başına karar aldı, sonra istifa etti. Güven tazeledi kendi açısından. Böyle bir şey yok. Sayın Soylu’nun böyle bir karar alma yetkisini ben görmüyorum. Hiçbir bakanın böyle bir iradeyi ortaya koyarak sayın Erdoğansız bunu uygulayabileceklerini düşünmüyorum.

Sorumluluk sayın Cumhurbaşkanında. Öngörememezlik bu. Böyle bir olayda iki saat kala böyle bir şey yapıldığında bunun karşısında millet nasıl bir reaksiyon göstereceğinin öngörüsüzlüğü. Bu hatanın yapılması çok basit. Bu hatayı yapmamış olsalardı bunun farkında varmamış olacaklardı. Bedelleri çok ağır olabilir. 15 gün sonra kuluçka dönemi bitince acaba bize bir bedel ödetecek mi? Cumhurbaşkanlığı makamında oturan bir anlayış bunu tahmin edemiyorsa ülkeyi yönetemiyorlar. Bu kadar basit.

Konunun uzmanlarının söylediği bedelinin ağır olabileceği yönünde. Mesele sağlık. Halkın geneli tepki koydu. Apar topar bir karar mı alınır şeklinde. Bu kararı ben alsam tecrübesi olmayan bir siyasetçi olarak bu hatayı yapabilirim. Ama 17 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. Bir can o kadar önemli ki. 15 gün sonra 250 bin insanın sokağa çıktığı söyleniyor. Bunun on bin tanesi virüs kapsa, 5 bin tanesi virüs kapsa.. bunun bedeli çok ağır. 17 yıllık bir iktidar bu kadar öngörüsüzlükle karar alınamaz. Dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz böyle bir şeyi. Birliği beraberliği kardeşliği doğruları savunan bir anlayışı ortaya koymalıyız bugünlerde. Ama iktidar hala ötekileştirme, ayrıştırma üzerinden siyaset yapıyor.

"İKTİDARI ELEŞTİRELİM AMA HAKKINI DA VERELİM"

Mithat Umutoğulları: Sayın Soylu açıklamasında bana yapılan eleştirileri hatta hakaretleri, küfürleri kabul ediyorum. Sorumluluk bende demişti. Yapılan yanlışın kendisi de farkında. İktidarın çok eleştireceğimiz yerleri var. 17 yıl uzun süre. Getirdiği bir yorgunluk var. İktidar politikasının sağlık politikalarını zaman zaman eleştirdik. Avrupa ülkeleri ve ABD’ye baktığımızda, sağlık konusunda ne kadar büyük adımlar atıldığıyla ilgili hakkı yememek lazım. Şehir hastanelerinin bu tip salgınlarda ne kadar önemli işler yaptığını görüyoruz. İktidarı eleştirelim ama hakkını da verelim. Bugün Kerem Ali Sürekli de ifade etti. Hükümetin, Cuma günü yaşanan olayı kenara bırakırsak, şu ana kadar süreci başarılı götürdüğünü söylemeliyiz.

AK PARTİ İÇİNDE BİR YILDIR GERİLİM OLDUĞU SÖYLENİYOR

Adem Nakçı: AK Parti içinde bir yıldır bir gerilim olduğu söyleniyor. Berat Albayrak ve İçişleri Bakanı arasında. Dün Soylu istifa resti çekti. Ondan sonra sosyal medya üzerinden Albayrak’a yakın gazetecilerin attığı manşetler ilginçti. Yaptığı hatanın bedelini ödüyor diye. Dün akşam AK parti Kadın Kolları Genel Başkanının açıklaması var. Seni kim buraya getirdiyi unutma şeklinde. Hata varsa muhalefet bu hatayı söylemek zorunda. Ama artık taraftarlık üzerinden bir durum oluşmuş durumda. Soylu ülkücü kanadı da Doğruyol’cuları da Mehmet Ağar’ı da temsil ediyor. Bence Soylu bir güç gösterisinde bulundu. Lütfiye Selva Çam, Ahmet Hamdi Bey’in çıkışları çok sertti Soylu’ya yönelik.

Milletvekillerinin tamamı Reisçiyiz diye ardı ardına açıklamalar yapıyor. Bu siyasi krizin AK Parti’ye zarar verip vermediğini sorgulamak lazım. Bu kriz AK Parti7yi ciddi sekteye uğratacaktır. Bugün akşam üzere milletvekilleri Reisçiyiz diye açıklama yaptığına göre bu iş bir güç gösterisine dönüşüyor gibi.

BİZ ŞEHİR HASTANELERİNİ ELEŞTİRMİYORUZ

Şakir Başak: Biz şehir hastanelerini eleştirmiyoruz. İhale biçimlerini eleştiriyoruz. Kime peşkeş çekilmiştir. İhale veriliş şeklini eleştiriyoruz. Bu süreçte biz de balkonlara çıkıp doktorlarımızı alkışladık.

BİR GÜÇ GÖSTERİSİYDİ

Adem Nakçı: İstifasını geri alacağını bekliyordum. Bir güç gösterisiydi. Herkes şahı korumak zorundadır. Soylu şahı korur gibi yapıp kendi hamlesini yaptı. Soylu’yu yakından takip ediyorum. Sert vuruşlar yapar hep. Restini çekti, gövdesini ortaya koydu. Soylu giderse arkasından Damat da Sağlık Bakanı da giderdi. Bir kaos vardı zaten. Soylu’yu kimse tek başına düşünmesin. Sıradan bir bakan değil. Arkasında Çiller döneminin derin yapısının içinden gelen bir isim. Mehmet Ağar da yanında. MHP genel başkanlığına geleceği bile konuşuluyor. Bu oyun başka türlü kuruluyor. Kısmen güç aldı. Birileri tetiklendi ki toplu halde genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri Reisçiyiz mesajları verdi. Soylu güzel bir hamle yaptı. Şu anda Albayrak ve yandaşları Cumhurbaşkanının nasıl bir hamle yapacağını bekliyor. Bakanların hiçbiri seçilmiş değil, hepsi atanmış. İstifa tek taraflıdır. Kurumunuzdan istifa ettiğinizde kabul edilmek zorundadır. Yeni sistemde gensoru veremiyorsunuz. Bu Soylu’nun elini rahatlatıyor. Yaptığı hamleyle gücünü korudu. Şimdi karşı taraf üstünü getirecek. Erdoğan burada kilit nokta. Pelikan ve diğer grupları gözden geçirmek lazım. Adalet İçişleri Tarım Bakanı topun ağzında.

SOYLU BÖYLE BİR KARAR ALAMAZ

Şakir Başak: Bu süreç böyle işledi. Soylu da çok iyi ilerledi. Adem arkadaşımıza katılıyorum. Kararın alınması noktasında sayın Erdoğan’ın kararı olduğuna inanıyorum ben. Soylu’nun tek başına karar alamayacağını düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanının oluru olmadan Soylu böyle bir karar alamaz. Evet siyasi bir hamle vardır. Bunu iyi değerlendirmiştir Soylu. Böyle bir kararı kabul etmeyeceğini biliyordum. İlk dakikadan itibaren böyle dedim. Soylu tabi ki önemli bir siyasetçi. Sayın cumhurbaşkanının onayı olmadan böyle bir karar alamazdı, uygulayamazdı, net.

AK Parti iktidarı bizi yaya bırakır. Kaymakamlar, valiler, ilçe başkanları, il başkanları tarafından. Seçim zamanı oluşan Tunç Soyer Gönüllülerinin yeleklerini giymişler. Belediyede çalışan insanlar değil bunlar. Birileri onu dağıtacak. Bir seferberlik var burada. Ben bile kendi noktamdan destek vermeye çalışıyorum. Bu arkadaşlar belediyede çalışıyor ve yelekler giydirildiyse bu doğru değil.

M.U: Seçildikten sonra başkan şehri emindir. Tüm partililerin ve partisizlerin başkanıdır. İBB Başkanı daha yeni koltuğa oturmuş. Oturduğu makamın prosedürünü öğrenmeye çalışıyor. Birilerinin çıkıp Tunç Soyer’in gönüllüleri, yok Soyer için ölenler diye başlarsa kimse bu başkandan hizmet beklemesin. Kocaoğlu 15 yıl görev yaptı. İmamoğlu Kocaoğlu ve Mansur Yavaş için böyle bir şey var mı? Tunç Soyer böyle bir şeye tevessül edecek biri değil. Kendisini egoyla birilerinin tatmin etmesini isteyecek biri değil. Bu kesin. Birileri bunu yapıyor. Bir başkan bunu istiyorsa o belediye başkanından bir şey beklememeli. Yok başkanın haberi yok etrafındakiler yapıyorsa, o belediye başkanının hemen onlardan kurtulması gerekiyor.

Ş.B: Evet o gömlekler giyilmemeliydi. Kesinlikle. Başkanın bunu dağıtmadığını biliyorum. Tenezzül etmez. Öyle bir şeye de ihtiyacı yok. Bu seferberliğin içerisinde yardımların dağıtılması noktasında bir katkı sunmaya çalışan o arkadaşlar keşke o yelekleri giymeseydi. Seçim değil bir şey değil.

M.U: Tunç Başkan da zor durumda kalıyor. Kendisinin bile arzu etmediği bir sebep yüzünden iki gündür AK Parti kurmayları tarafından resmen felç edildi.

ŞU YELEKLERİ GİYİN DE ŞUNLARI DAĞITIN DEMEZ

Ş.B: Kendisiyle yakın çalıştım iyi tanıyorum. Asla şu yelekleri giyin de şunları dağıtın demez. 70 bin eve yardım gitmiş. Lokal anlamda birkaç kişi bu yelekleri giyip dağıtmış. Yine de doğru değil. Giymemeleri gerekiyordu. İkaz edilmeliydiler. Biz bu koli yardımlarını nasıl alacağız diye arayanlar oluyor. Sayın Soyer’i takdir ediyorum. Hemşehri hattı var. Oraya kaydı yapmadan kimseye yardım gitmiyor. Hangi partidensin hangi mezhepdensin diye bakılmıyor. Bu bile başlı başına iyi niyetin göstergesi. AKP’nin kaymakamlar üzerinden yaptığı yardımları biliyoruz. Ama bugün bunları yapmamız lazım.

A.N: Soyer’in yaptığı yardımların yüzde yüzü belediyenin bütçesinden yapılan yardımlar değil. CHP bin koli yardımında bulundu.

ART NİYET YOK

Ş. B: Art niyet yok. Ama doğru olmamıştır. O yelekler giyilmemeliydi. Bu keşmekeşliğin Cuma günü olacağını öngörseydiler Cumhurbaşkanı ve bakan bu kararın altına imza atmazdı. Öngörüsü olmayabilir. Bir Cumhurbaşkanının öngörüsü yoksa, adam o yeleği almış giymiş kendince, bu hatayı Tunç Soyer’e  bağlamak doğru değil.

AYNI ŞEYİ İZMİR VALİSİ'NDEN BEKLİYORUM

M.U: İzmir Büyükşehir Belediye başkanı sürekli sokakta. Kenti karış karış geziyor dolaşıyor. Aynı şeyi ben sayın İzmir Valisi’nden de bekliyorum. İzmirlileri bilinçlendirmek için biraz daha medyayı kullanmaya davet ediyorum. Çok iyi bir valimiz var. Kapısı 24 saat açık. İstediğiniz an görüşebilirsiniz. Ama sayın valinin biraz alanda olması gerekiyor. Devleti, hükümeti temsil ediyor. Sayın Soyer para yardımını almıyor kesinlikle. Vatandaşın ihtiyaç duyduğu yardımları alıyor. Çok başarılı işler yaptığını düşünüyorum. Büyükşehir belediye bürokratları ve çalışanları attıkları adıma dikkat etmek zorunda.

Ş.B: Bir tarafta örneklemiş olduğumuz Cuma günkü yanlış bir tarafta da sokakta sayın Tunç Soyer dahil olmadığı yelek giymiş birkaç kişi. Bunu sayın Soyer’e bağlamak çok yanlış. Lokal olarak bir noktada görülmüş o yelekler. Başka bir noktada böyle bir olay yok. 30 ilçe içerisinde. Sayın Tunç Soyer’in dahli varmış gibi bir izlenim bırakmak yanlış.

M.U: Ne zaman ki CHP’li belediyeler kampanya başlattı. O zaman başladı. Filler tepişir çimler ezilir. Olan vatandaşa oluyor siyasiler kapışırken. Çeşme Belediye Başkanı güzel işler yapıyor. Başarılı ve aktif bir rol oynadı ki. 16 bin ekmek dağıtıyor ama hayvan barınağına giden ekmekler görülüyor. Tunç Soyer gecesini gündüzüne katıyor ama işte bir tanesi gömleği giyiyor, kimse Soyer’in çalışmasını konuşmuyor. Herkes o yeleği konuşuyor. Belediyeler kurumsallaşacak. Attığı adıma dikkat edecek, hassas olacak. Soyer’in tek başına oturup bunu kontrol etmesi mümkün değil ama bundan sonra oluşabilecek bu tip sıkıntıların önüne geçmesi gerekiyor.

Ş. B: Bu yasada var zaten Belediyeler Yasası’nda. Yasayla belediyeler bu yardımları toplayabiliyor. Bu yeni başlayan bir şey değil ki.

M.U:  Öztrak yanıt vermiş. O yeleklerin dağıtıldığı birtakım gönüllüler de organize olmadan böyle davranmış.

Ş.B: ÜÇ beş tane arkadaşın bu yeleği giymemesi gerektiğini hepimiz söylüyoruz. Bunun bana zararı var mı? Tamam yanlış ama vatandaşa zararı var mı? Yapanları biliyorum, tahmin ediyorum. Bir grup vardı, Soyer’i çok seviyorlardı. İktidarın bunu kullanmasını anlayabiliyorum. Bunun zararı kime oldu, ben bunu soruyorum. Bir hata yapıldı. Bir tek lokal noktada oldu. Kaldı ki belediyenin değil halkın verdiği yardımları da dağıtıyorlar. Çeşme’de hayvan barınağına giden ekmeği gösterecekler millete dağıtıyorlar diye. Burada da bu birkaç yeleği gösterecekler. Başka bir şey gösteremezler.

YAPTIĞI GÜZEL İŞİ GÖLGELİYOR

M.U: Tunç Beyin eşiyle ilgili eleştiriler geliyor. Neptün hanımın tek suçu Tunç Soyer’in eşi olması. Yaptığı güzel işi gölgeliyor. Tarım konusundaki attığı büyük adımların önünü engelliyor. Herkes gözündeki gözlükleri çıkarsınlar. Bence bu eleştiriyi yapanlar bir gün Neptün Hanım ile bir gün mesai geçirsinler. Tunç başkanın inanılmaz bir çabası var, bunu kenara bırakıyorum ama Neptün hanım bir o kadar çabası var. Allah aşkına o motivasyonu düşürmeyelim. Gidin bir gününüzü ayırın Neptün Soyer ne yapıyor görün, sonra eleştirin. Haksızlık yapıyorlar.

AK PARTİLİLER BİLE SINIFTA KALDIKLARINI SÖYLÜYOR

A.N: Hesapların büyük bölümüne el konuldu. Mersin, Adana, Odunpazarında. Bursa’ya Konya’ya bağış yapabiliyorum neden diğer yerlere yapamıyorum dedi CHP’li milletvekili. AK Partililer bile sınıfta kaldıklarını söylüyorlar. Maske dağıtımından tutun koli yardımına kadar. CHP’li belediyeler bu işi başarıyla götürünce birden siyasi bir tavır oldu. Bazı evlere üç paket gidiyormuş. Çünkü aynı liste var.

M.U: Kerem Ali Sürekli de bizim elimizde de büyükşehirin elinde de valinin elinde de 40 bin aile var dedi. Bu aileler zaten yardımla geçinen aileler. Fakat korona virüsle birlikte insanların durumu kötü. Adam taksi şoförü, kimseden yardım almamış bugüne kadar geçinmiş. Ya da garson, aşçı. Ama şu anda çalışmıyor. Daha vahimi Adem Nakçı bende sigortalı çalışıyorsa benden yüzde 60 destek alabiliyor. Peki ülkede kaç tane sigortasız çalışan işçi var, onlar ne yapacak? Kriteri var, 400 gün çalışmış olmalısın ve son 90 gün çalışmalısın, o zaman yardım ederim diyor devlet. E uymazsa ve işveren kapının önüne koymuşsa koyacaksa ne yapacak? Bence bunların da çözülmesi gerekiyor bir an önce. Çok yüksek kira ödeyen esnaflar var. Birçok belediye başkanı belediyeye ait yerlerden tüm CHP’li belediye başkanları kira almayacaklarını söyledi. Bunlar çok önemli adımlar. Hükümetin de buna benzer şeyler yapması lazım.

Gazeteler çok kötü durumda. Günlük çıkan gazeteler basın ilan kurumu üzerinden aylık ortalama ciddi bir gelir alıyordu. 2-3 aydır ilan gelmiyor. Bu gazetelerin durumu ne olacak? Asgari ücretle çalışana ya da hiç çalışmayana bin lire vererek bu durumu çözemez hükümet. Ciddi kira gideri olan işletmeler var. En kötü restaurantın kirası 25 bin lira. Biz bize yetiyoruz da Fransa’da, Almanya7da, birçok ülke açıklama yapıyor. Fransa başbakanı hiçbir küçük işletmenin kirası, masrafları tarafımızdan ödenecek dedi. Ama biz bize yetiyoruz kampanyası yapıyoruz. Toplanan para ne olacak? Evine ekmek götüremeyen işçiye gidecek mi? Kredi aldık ama 3 ay sonra ne yapacağım? Hükümetin bir B planı olması lazım.

ÜLKE YÖNETİLEMİYOR

Ş.B: Ülke yönetilemiyor. Bankalar değil. Almanya’da arkadaşımla konuşuyorum. Devlet beni çağırdı. Bugüne kadar kiranızı verginizi ödediniz. Şimdi biz sizi ayakta tutmak için biz size iade edeceğiz. Bugüne kadar milletten topladıkları paralar nerede? Tam da bu noktada köprüler, şehir hastanelerinin bedellerini soruyorum. Peşkeş çekildi. Bu ülkeyi yönetemediler. Toplanan bu paralar olsaydı biz bize yeterdik. Almanya, Kanada, Fransa gibi devlet sizin arkanızdayız derlerdi. IBAN numarası vermezlerdi. O paralar da acaba diğer toplanan paralar gibi mi olacak? Yoksa etnisitesine, partisine bakılmaksızın gariban yurttaşlara dağıtılacak mı? Bu toplanan paraların dağıtış şeklini toplumla paylaşmak gerekiyor.

M.U: Siz yerelde kentin iç dinamiklerini iyi bilirseniz onların beklentileriyle orantılı doğru hareket eder ve ihtiyaçlarına göre hareket eder ve sorunu çözersiniz. Merkezi idareden ülke yönetilmeye başladığında Bayraklı’da bir esnafın derdini anlayamazsınız. Ama büyükşehir veya Bayraklı Belediyesi'nin böyle bir şansı var. Cumhurbaşkanının başarısı İstanbul’daki başarılarıyla bu noktaya geldi. Merkezden yönetilen bir iradenin çok başarılı olamayacağını düşünüyorum. Eskiden daha çok memlekete daha hakimdi. Bugün bütün kurullar Cumhurbaşkanına bağlandıktan sonra ülke sistemi değiştikten sonra yönetimde ciddi sıkıntılar oluşmaya başladı. Bunu zaman zaman sayın Cumhurbaşkanı da yaşıyor. Yeni sisteme geçildikten sonra sürekli yasalar çıkmasının nedeni de bu. Oturmadı. Oturacak gibi görülmüyor. Sayın Cumhurbaşkanı tekrar eski sisteme dönelim der mi bilmiyorum ama Türkiye’nin uzun zamandır uzak olduğu tarım ve hayvancılığın ne kadar önemli olduğunu gördük. Türkiye tarımda en güçlü ülkelerden birisiydi. Umarım eski günlerine döner. Biz dışarıya et ve saman ithal ederiz.

A.N: Köy Des ve Bel des vardı eskiden. Bergama’nın bu kadar zengin olmasının nedeni bu. Fıstık çamlarını desteklemişti. İki karşı devrimi vardır. İl özel idarelerin ve köy okullarının kapatılması. Kooperatifçilik devrimi yapan Tire Süt’ün bu kadar büyümesinin nedeni özel idarenin onlara 9 soğuk zincirli tanker hediye etmesiyle başladı. Tüm bunlar özel idare yasasıyla derbeder oldu.

Ş.B: Tarih sayfalarında AKP’den önce AKP’den sonra denilecek. Maalesef Coronadan önce ve sonra denilecektir. İyi şeylere neden olsun. 17 yıldır tarımı yok eden ülke umarım tarım ve hayvancılığa döner. Tarım tarım diye bağırdık bugüne kadar. İktidar da umarım bundan nasip alır. CHP iktidarında bir devrim yaratılır umarım. Çocuktuk yerli malı haftası olurdu. Annemiz kuru üzüm, kuru kayısı götürürdük. Kuru üzümü başka yerden alıyoruz. Nohutu da başka yerden alıyoruz. Pahalı alma gücümüz de gitti. Ülkenin CHP iktidarına ihtiyacı var. Özellikle tarımda devrimi gerçekleştiririz umarım. İktidarın kendini gözden geçirmesi lazım. Evde kalın diyoruz tüm yurttaşlara. Yaşamını yitirenlere Allah’dan rahmet diliyorum. Umarım bundan sonra az zayiatla bunu bitiririz. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç kuruşluk kalibresi olduğunu herkes biliyor
8. Günde Uğur İnan Atmaca'nın o sözlerine tepki: Kimin kaç...
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı Konak Belediyesi
Sekizinci Gün’de Abdul Batur’a övgü: İzmir’in yıldızı...